🌷Berat gecesi Akşam namazı arkasına kılınan 6rekat namaz 🌷
1) Bir Sene Boyunca Hayırlı Kaderler Yazılması, Ömrün Uzayıp O Sene Ölümden Korunulması, Rızka Bereket Hâsıl Olup İnsanlara Muhtâc Olunmaması İçin Berâat Gecesi Kılınacak Altı Rekât Namaz ve Peşine Okunacaklar
Allâh dostları içerisinde halefin seleften tevârus (verâset yoluyla nakl)ettiğine göre, her kim Berâat Gecesi şu sayılanları yaparsa, o gece yaptığı bütün istekler kendisine verilerek murâdı hâsıl olur:
a) Akşam namazından sonra her rekâtta bir Fâtiha ve altı İhlas Sûresi okuyarak altı rekât kılar.
b) Her iki rekâtın selâmından sonra birer Yâsîn-i Şerîf okur.
Birincisinde belâsız şekilde ömrüne berekete niyet eder.
İkincisinde rızkına berekete niyet eder.
Üçüncüsünde ise hüsn-ü hâtime (îmânla biten güzel bir gün sona erişme)ye niyet eder.
c) En sonunda “Berâat Gecesi duâsı” diye meşhur olan şu duâyı 10 kere okur. (ez-Zebîdî, İthâfü’s-sâdeti’l-müttakîn, 3/427; Ahmed ed-Deyrabî, el-Mücerrebât, sh:13)
Şunu da belirtelim ki bu duâ tümü îtibârıyla hadîs-i şerîf olarak rivâyet edilmeyip, meşâyihın birçoğundan nakledilmişse de, içinde geçen lafızların bir kısmı âyet-i kerîme, ekserîsi de Ömer ibni’l-Hattâb ve Abdullâh ibni Mes’ûd (Radıyallâhu Anhümâ) gibi yüce sahâbîlerden rivâyet edilmiştir.
Abdullâh ibni Mes’ûd (Radıyallâhu Anh) bu duâda geçen o kısım hakkında şöyle bir beyanda bulunmuştur: “Herhangi bir kul bu duâları yaparsa, mutlakâ geçimine genişlik verilir.” (İbnü Ebî Şeybe, el-Musannef, rakam:29521, 6/69; ‘Abd ibnü Humeyd, İbnü Cerîr, Âlûsî, Rûhu’l-me‘ânî, 8/244)
Üç Yasîn'den Sonra On Kere Okunacak Duâ:
İlahî cûdüke dellenî aleyke ve ihsânüke ev salenî ileyke ve keramüke garrabenî ledeyke eşküü ileyke mâlâ yehfâ aleyke ve eselüke mâlâ Yağsüru aleyke iz ilmuke bihâlî yekfî an suâlî yâ müferricu an kerbilmekruubiyne Ferric annî mâenâ fiyhi lâ ilahe illâ ente sübhaneke innî küntü minezzalimin. Feste cepnâ lehüü ve necceynâhu minel ğammi ve kezalike nuncil müminin.Allahümme ya zelmenni velayümennü aleyhi ya zel celali vel ikrami veya zeddavli vel inâmi la ilahe illa ente zahrullâciyne ve cârul müsteciyrîne ve me'menulhaaifiyn,
Allahümme in künte keteptenî indeke fî ümmül kitâbi şegıyyen ev mahrumen ev medrûden ev mügteran Aleyye Firrızgi fem hullâhümme bifazlike şegâvetî ve hırmânî ve dardî ve igtâra rızgî ve esbitnî indeke fî ümmil kitâbi saiyden merzûgan müveffegan Lil hayrâti fe inneke gulte ve gavlükel haggu fî kitâbikel münzeli alâ lisâni Nebiyikel Mürsel
Yemhullâhu mâyeşâü ve yüsbitü ve indehüü ümmül kitab.İlahî bit tecellileğzami fî leyletinnısfi min şehri şağbânel mükerra milletî yüfragu fiyha küllü emrin hakiym ve yübramü en tekşife annâ minel belâi manağlemü ve ma lâ ňağlemü vema ente bihi eğlemü inneke entel eazzül ekramü ve Sallallahu alâ seyyidinâ Muhammedin nebiyyil ümmiyi ve alâ âlihî ve sahbihî ve sellem
“Rahmân ve Rahîm olan Allâh’ın adıyla (duâya başlıyorum). Bütün hamdler âlemlerin Rabbi olan Allâh-u Te’âlâ’ya mahsustur. Allâh-u Te’âlâ Efendimiz Muhammed’e, Ehl-i Beyti’ne ve sahâbesine salât-ü selâm eylesin.
Ey Allâh! Sana başvurma yolunu bana cömertliğin gösterdi. Senin huzuruna beni iyiliğin ulaştırdı. Senin nezdine beni keremin yaklaştırdı. Sana gizli kalmayan sıkıntılarımı ancak Sana şikâyet ediyor ve Senden, Sana zor gelmeyecek şeyler istiyorum.
Zâten Senin, benim durumumu bilmen, istememe de hâcet bırakmıyor. Ey sıkıntılıların derdini açan Zat! İçinde bulunduğum sıkıntıları benden gider. Senden başka hiçbir ilâh yoktur. Seni tenzih ederim. Gerçekten de ben zâlimlerden oldum.
‘Biz onun duâsını kabûl ettik ve kendisini gamdan kederden kurtardık. İşte müminleri de böyle kurtarırız.’ (el-Enbiyâ Sûresi:88) (şeklinde Yûnus (Aleyhisselâm)a bahşettiğin müjdeye beni de nâil et).
Ey herkese iyilik eden, Kendisine ise iyilik edilemeyen Allâh! Ey celâl ve ikrâm sâhibi! Ey lütuf ve in’âm sâhibi!
Senden başka hiçbir ilâh yoktur. Sen ki sığınanların desteği, emân dileyenlerin koruyucusu ve korkanların sığınağısın!
Ey Allâh! Eğer beni nezdinde bulunan (Levh-i Mahfuz’dan ibâret) Ümmü’l-Kitâb’da, (kâfir ölecek) bir bedbaht yâhut mahrum veya kovulmuş ya da rızkı dar bir kimse olarak yazdıysan, fazl-u kereminle bu şekâvetimi, mahrûmiyetimi, reddedilişimi ve rızkımın darlığını sil.
Beni Ümmü’l-Kitâb’da (îmânla ölecek) bir bahtiyar, rızkı bol ve hayırlara muvaffak bir kişi olarak kayda geçir. Çünkü Sen buyruğu hak olan bir Zat olarak, gönderdiğin peygamberinin lisânına indirdiğin kitâbında:
‘Allâh dilediğini siler, dilediğini sâbit bırakır. Ümmü’l-Kitâb (değişmeyen ezelî ilim) ise sâdece O’nun katındadır.’ (er-Ra‘d Sûresi:39) buyurdun.
İlâhî! Kıymetli Şa’bân ayının her hikmetli işin kendisinde ayrılıp kesin karara bağlandığı on beşinci gecesindeki en büyük tecellî hürmetine Senden dileğimiz, bildiğimiz ve bilmediğimiz, en iyi senin bildiğin tüm belâları bizden açıp gidermendir. Şüphesiz ki en ulu ve en iyi olan ancak Sensin.
Allâh-u Te’âlâ, Nebiyy-i Ümmî olan Efendimiz Muhammed’e, Ehl-i Beyti'ne ve sahâbesine çokça salât ve bolca selâm eylesin. Âmîn!”