Yedi 7 Muhafaza Ayetleri ve Okunma Usulü
İslam geleneğinde ve dualar külliyatında (Mecmûatü’l-Ahzâb vb.) önemli bir yere sahip olan Yedi Ayetler (Yedi Muhafaza Ayeti), tefriciyye ve vird olarak okunur.
Yedi Ayetler Ne İçin ve Nasıl Okunur?
Her türlü beladan, kazadan, görünür görünmez musibetlerden, nazar ve şerden korunmak; rızık darlığını gidermek, işlerin açılması ve manevi ferahlığa kavuşmak için okunur.
Tavsiye Edilen Okuma Usulü ve Niyeti:
Sabah ve akşam birer kez veya günlük vird olarak okunması tavsiye edilir. Okumaya başlarken şu niyetle niyet edilir:
👉 "Niyet ettim Allah rızası için Yedi Ayetler'i okumaya. Yâ Rabbi; yalnızca Sana güvendim ve Sana tevekkül ettim. Bizi her türlü kaza, bela, düşman şerri ve sıkıntıdan muhafaza eyle. Rızkımıza bereket, gönlümüze ferahlık ver. Amellerimizi katında kabul eyle."
Yedi Ayetler Listesi (Arapça Metin ve Türkçe Okunuş)
1. Tevbe Suresi 51. Ayet
بِسْمِ اللهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ
قُلْ لَنْ يُصِيبَنَا اِلَّا مَا كَتَبَ اللّٰهُ لَنَا هُوَ مَوْلٰينَا وَعَلَى اللّٰهِ فَلْيَتَوَكَّلِ الْمُؤْمِنُونَ
Gul ley yusîbenâ illâ mâ keteballâhu lenâ, huve mevlânâ, ve 'alallâhi felyetevekkelil mu'minûn.
Anlamı: De ki: "Allah’ın bizim için yazdığından başkası bize asla erişmez. O bizim Mevla’mızdır. Müminler yalnız Allah’a dayanıp güvensinler."
2. Yûnus Suresi 107. Ayet
وَاِنْ يَمْسَسْكَ اللّٰهُ بِضُرٍّ فَلَا كَاشِفَ لَهُ اِلَّا هُوَ وَاِنْ يُرِدْكَ بِخَيْرٍ فَلَا رَادَّ لِفَضْلِه۪ يُص۪يبُ بِه۪ مَنْ يَشَٓاءُ مِنْ عِبَادِه۪ وَهُوَ الْغَفُورُ الرَّح۪يمُ
Ve iy yemseskallâhu bidurrin felâ kâşife lehu illâ hû, ve iy yuridke bihayrin felâ râdde lifadlih, yusîbu bihî mey yeşâu min 'ibâdih, ve huvel gafûrur rahîm.
Anlamı: Eğer Allah sana bir zarar dokundurursa, onu O’ndan başka giderecek yoktur. Ve eğer sana bir hayır dilerse, O’nun lütfunu engelleyecek de yoktur. O, bunu kullarından dilediğine nasip eder. O çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
3. Hûd Suresi 6. Ayet
وَمَا مِنْ دَٓابَّةٍ فِي الْاَرْضِ اِلَّا عَلَى اللّٰهِ رِزْقُهَا وَيَعْلَمُ مُسْتَقَرَّهَا وَمُسْتَوْدَعَهَا كُلٌّ ف۪ي كِتَابٍ مُب۪ينٍ
Ve mâ min dâbbetin fil ardı illâ 'alallâhi rizguhâ ve ya'lemu mustegarrahâ ve mustevda'ahâ, kullun fî kitâbim mubîn.
Anlamı: Yeryüzünde hiçbir canlı yoktur ki, rızkı Allah’a ait olmasın. O, onun kalacağı yeri de emanet bırakılacağı yeri de bilir. Bunların hepsi apaçık bir kitaptadır.
4. Hûd Suresi 56. Ayet
اِنّ۪ي تَوَكَّلْتُ عَلَى اللّٰهِ رَبّ۪ي وَرَبِّكُمْ مَا مِنْ دَٓابَّةٍ اِلَّا هُوَ اٰخِذٌ بِنَاصِيَتِهَا اِنَّ رَبّ۪ي عَلٰى صِرَاطٍ مُسْتَق۪يمٍ
İnnî tevekkeltu 'alallâhi rabbî ve rabbikum, mâ min dâbbetin illâ huve âhizum binâsıyetihâ, inne rabbî 'alâ sırâdım mustegîm.
Anlamı: "Şüphesiz ben, benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah’a dayanıp güvendim. Yeryüzünde yürüyen hiçbir canlı yoktur ki, O, onun perçeminden tutmuş olmasın. Şüphesiz Rabbim dosdoğru bir yol üzerindedir."
5. Ankebût Suresi 60. Ayet
وَكَاَيِّنْ مِنْ دَٓابَّةٍ لَا تَحْمِلُ رِزْقَهَا اَللّٰهُ يَرْزُقُهَا وَاِيَّاكُمْ وَهُوَ السَّم۪يعُ الْعَل۪يمُ
Ve keeyyim min dâbbetin lâ tahmilu rizgahâ-llâhu yerzuguhâ ve iyyâkum ve huves semî'ul 'alîm.
Anlamı: Nice canlılar vardır ki rızkını kendi taşıyamaz. Onu da sizi de Allah rızıklandırır. O, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.
6. Fâtır Suresi 2. Ayet
مَا يَفْتَحِ اللّٰهُ لِلنَّاسِ مِنْ رَحْمَةٍ فَلَا مُمْسِكَ لَهَا وَمَا يُمْسِكْ فَلَا مُرْسِلَ لَهُ مِنْ بَعْدِه۪ وَهُوَ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُ
Mâ yeftehillâhu linnâsi mir rahmetin felâ mumsike lehâ, ve mâ yumsik felâ mursile lehu mim ba'dih, ve huvel 'azîzul hakîm.
Anlamı: Allah'ın insanlara açacağı her rahmeti durduracak kimse yoktur. O'nun tuttuğunu/engellediğini de O'ndan sonra salıverecek kimse yoktur. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
7. Zümer Suresi 38. Ayet (Ayetin İlgili Okunan Kısmı)
قُلْ حَسْبِيَ اللّٰهُ عَلَيْهِ يَتَوَكَّلُ الْمُتَوَكِّلُونَ
Gul hasbiyallâh, 'aleyhi yeteveggelul mutevekkilûn.
Anlamı: De ki: "Allah bana yeter!
Tevekkül edenler yalnız O'na dayanıp güvensinler."
Amin
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış.